6 Şubat 2023,
Hafızalara acıların kaydedildiği ve birçok insanımızın hayatının bir daha eskisi gibi olmadığı bir tarih.
Her şeyin çok kısa bir zaman diliminde olduğu, çığlıkların yükseldiği o sabah…
Soğuk havada sessiz ve umutlu bekleyişler…
Bu bekleyişe umut olmak için sahada mücadele eden ekipler…
Mucize kurtarılışlarla birlikte kayıplar ve bir daha geri gelmeyecek olanlar.
Tam 1095 gün geçti. Kayıpların, yasların, travmaların yaşandığı, koca bir üç yılı geride bıraktık.
Bu afet, yalnızca fiziksel yapıları-binaları değil, insanımızın ruhsal sağlığını da büyük ölçüde etkiledi. İnsanlar evlerini, işlerini, yakınlarını kaybetti. Çaresizlik yoğun bir biçimde hissedildi. Travmalar yaşandı ve bu durum, bireyler üzerinde kalıcı izler bıraktı.
6 Şubat’ın üçüncü yılı yaklaşırken; bu gibi afet yıldönümlerinde yaşadığımız olayın etkisi yeniden zihnimizde canlanabilir. Acılarımız yeniden depreşir, zihnimizde ve kalbimizde depremin etkileri kendini tekrar etme eğilimi gösterir.
İnsan zihni yaşadığı önemli olayları (deprem gibi) ve bu olaylar sırasında yaşadıklarını kaydeder. Depremle ilişkili birçok durum bireylerde özellikle yıldönümlerinde hatırlatıcı/tetikleyici etki oluşturabilir. O anlar tekrar zihnimizde gündeme gelebilir. Birçok duygu hissedilebilir. Her birey yaşadıklarını kendi bireysel yaşantısına göre hatırlar ve yaşar. Buda oldukça doğal bir durumdur.
Elbette herkes depremin yıl dönümünü farklı yaşayıp farklı duygular hissedecektir.
Afet yıldönümlerinde korku, kaygı tepkileri, yıkılan evlere- kaybedilen yakınlara ilişkin özlem, hala tamamlanmamış işlere ve bir düzene oturtamadıkları hayatlarına ilişkin öfke, deprem anını hatırlatan yerlerle ilgili kaygıları yeniden ortaya çıkabilir.
Depremin yıl dönümünde, paylaşılmamış, konuşulmamış düşünce ve duyguların ifade edilmesi hatta ağlayabilmek – deşarj olmak oldukça sağlıklı olacaktır.
Hissedilen bu duyguların altındaki duyulma-destek ve teselli edilme ihtiyacını görmek gerekir. Onları dinlemek ve birlikte çözüm üretmek için harekete geçmek gerekir.
Afet yıldönümlerinde çeşitli anma etkinlikleri yapılmaktadır. Bu etkinliklerin ruhsal anlamda pozitif etkileri olacaktır. Peki afet yıldönümünde neler yapılabilir ve nelere dikkat etmek gerekir:
Mezarlık ziyaretlerinin, anma etkinliklerinin, yapılacak organizasyonların, planlı bir şekilde belirli bir zaman dilimine yayılarak yapılması… Onların yalnız olmadığı, öncesinde ve şimdi birlikte oldukları – olmaya devam edecekleri duygusunun hissettirilmesi gerekir.
Etkinliklere; engelliler, çocuklar, yaşlılar, hala konteynerlerde yaşayan kişi ve grupların dahil edilmesi son derece önemlidir. Bu grupların etkinliklere davet edilmesi, onların ziyaret edilmeleri, isteklerinin sorulması önemlidir.
Psikososyal destek toplantıları, forumlar, sergiler, sohbet ortamları oluşturulup, bu insanların yalnız olmadıklarını, dayanışma içinde olunduğunun hissettirilmesi gerekir.
Herkesin inanç ve değerlerine uygun çeşitli anma ritüelleri gerçekleştirilebilir. (Yemekler, lokmalar, dualar, mevlitler)
Deprem sonrası sahada uzunca bir süre (2,5 yıl) psikososyal destek hizmeti sunan meslek profesyonelleri unutulmamalıdır ve desteklenmelidir. Bu meslek uzmanlarına teşekkür edilmesi çok anlamlı olacaktır.
Bu anma etkinliklerinin belirlenen alanlarda herkesin katkı sunduğu, birlik ve dayanışma ruhu içinde yapılacak olması çok anlamlıdır.
6 Şubat bir yas olduğu kadar aynı zamanda bir dayanışmanın adı.
Bu acı hepimizin ve biz hep birlikte güçlüyüz.
6 Şubat’ta kaybettiğimiz herkesi özlemle, sevgiyle ve saygıyla anıyorum.
Hoşça bakın zatınıza…
Başkan Ozan Güler’den 6 Şubat Mesajı: “Büyük Acılardan Ders Çıkarmalıyız”
Malatya’da 6 Şubat Anma Programı Nedeniyle Eğitime 1 Gün Ara
Başkan Sadıkoğlu, Malatya İçin Pozitif Ayrımcılık Talep Etti
0-18 Yaş Arası Çocuk ve Gençlere Ücretsiz Binicilik Fırsatı





